CelluBOR; yalıtımın doğal çözümü

Yılın Yatırım Ödülü CelluBOR Yalıtım'ın

Yalıtımın Dünü Bugünü

CelluBOR

Yalıtımın Dünü Bugünü

Yalıtım, insanlık tarihi boyunca daha güvenli ve konforlu bir hayat sürmek isteyenlerce çeşitli malzeme ve yöntemlerle uygulanmıştır. İnsanoğlunun “Dış etkenlerden nasıl korunabilirim?” sorusuna verdiği yanıt, “Yalıtım ile korunabilirim” olmuştur. Soğuk ve yağışlı havalardan ya da yırtıcı vahşi hayvanlardan korunmak için mağaralarda yaşamayı tercih etmeleri, insanların yalıtım yönelimlerini göstermesi açısından önemlidir.  Yalıtımın en ilkel hallerinden biri,  üst üste giyilen hayvan postları olabilir. İnsanoğlu bir şeyi sıcak tutmak için onu sarmanın gerekli olduğunu anlamıştı.  Kalın tek bir kıyafet giyinmektense üst üste giyilen ince postların daha sıcak tuttuğunu fark etmeleri de uzun sürmedi. Bu farkındalık ile insanlar, yalıtımın en temel konusunu keşfetmişti. Üst üste giyilen ince kıyafetler arasındaki hava, ısıyı hapsediyordu.

Yerleşik Hayatta Yalıtım

Tarım yapmayı öğrenen ve yerleşik hayata geçen insanoğlu, inşa ettikleri yapıların daha uzun ömürlü olması için arayışa girdi. Yeni yalıtım malzemelerinin bulunmasında itici güç olan yerleşik düzen, asfaltın yalıtımda kullanılmasıyla yeni bir aşamaya geçti. Hatta kutsal kitaplarda geçen Nuh’un gemisinde asfaltın kullanıldığı düşünülmektedir. Ayrıca MÖ 3200’lü yıllarda Mezopotamya’da, duvar yapımında yine asfalt kullanılmıştır. Eski Mısır’da kullanılan yalıtım malzemesi bitüm ise, cesedin bozulmasını engellemek amacıyla kullanıldığı mumyalarda karşımıza çıkıyor. Yunan mitlerinden bildiğimiz Babil’in Asma Bahçeleri ise en eski su yalıtımı yapılan projedir. Bahçedeki suyu korumak için pişmiş tuğla, asfalt ve kalın taşlar kullanılmıştır. Ülkemizde bulunan turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya’da ise, insanlar yer altı şehirleri kurarak soğuktan ve sıcaktan korunmayı başarmıştır.

Modern Dünyada Yalıtım

Modern Dünya’da yalıtım, nüfusun artışına paralel olarak artan yapılaşmanın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Yapılaşma arttıkça alt yapı sorunları daha görünür bir hâle geldi. Binalar, nemin neden olduğu mantarlaşmaya bağlı olarak korozyona uğradı ve dayanım güçlerini kaybetmeye başladı. Yapı maliyetlerini yükselten korozyonu ortadan kaldıracak yalıtım malzemeleri üretilmeye başlandı. Diğer yandan, sanayileşmenin negatif getirisi olarak artan gürültü kirliliğinin önüne geçmek ve soğuk havalardan korunabilmek için, ses ve ısı yalıtımları da öncelik hâline gelmeye başladı. Dünya’daki enerji kaynaklarının azalmasıyla gürültü kirliliği, insan sağlığını üst düzeyde olumsuz etkilemeye başladı. Bu nedenlerle Türkiye’de yalıtım uygulamaları, ilan edilen yönetmeliklerle kurumsal bir çerçeveye oturtularak yeni yapılarda zorunlu hâle getirildi. Sanayileşmeyle üretimi kolaylaşan ve yaygınlaşan petrol türevli plastik yalıtım malzemelerinin yerini, çevre kirliliğinin önüne geçebilmek adına organik ve inovatif yalıtım malzemeleri almaya başladı. Bugün Avrupa’ya dahi ihraç edilen CelluBOR yalıtım uygulama sistemleri; son teknolojinin kullanıldığı, %80’i atık kâğıtlardan geri dönüştürülerek elde edilen, çevre dostu, organik CelluBOR yalıtım malzemelerini tüm yüzeylere transfer edebilecek şekilde tasarlanmıştır.

Yalıtımın bugününde; inovatif yöntemlerin kullanıldığı, üretiminde enerjinin az kullanıldığı, insan ve çevre dostu, uygulaması kolay yalıtım malzemelerinin daha çok tercih edildiği görülmektedir.