CelluBOR; yalıtımın doğal çözümü

Yılın Yatırım Ödülü CelluBOR Yalıtım'ın

Sıkça Sorulan Sorular

Çağ Mühendislik hangi sektörde hizmet vermektedir?

Firmamız 1999 yılında mühendislik hizmetleri ile faaliyetlerine başlamıştır. 2005 yılında Konya’daki fabrikasında Türkiye ve Ortadoğu’nun ilk ve tek Bor katkılı Selüloz Yünü markası olan CelluBOR’un üretimine başlayarak, günümüze kadar ısı ve ses yalıtım sektöründe önemli konuma ulaşmıştır.

CelluBOR’un hammaddesi nedir?

CelluBOR Bor Katkılı Selüloz Yünü muhteviyatının büyük çoğunluğu (%80’den fazlası) selülozdan oluşmaktadır. Firmamız selüloz teminini atık kağıtlardan elde etmektedir. Ana hammaddesi oduna dayalı kağıt üretim prosesi, yaş selüloz elyaflarının, belirli bir gerilim altında kurutulmasıyla birbirleri ile bağ yaparak kağıt üretimi gerçekleştirilir. Global olarak bakıldığında kağıt ve kartonun % 99’u doğal maddelerden oluşur.

CelluBOR çevreci bir yalıtım malzemesi midir?

Selüloz yünü üretimi; her yıl binlerce ton atık kağıtların geri dönüştürülmesi ile elde edilmektedir. Gün geçtikçe artan kağıt tüketimi ile birlikte atık kağıt miktarları da artmaktadır. Atık kağıdın geri kazanılması, kağıdın hammaddesi olan orman varlıklarının korunması anlamına gelmektedir. Ayrıca atık kağıtların selüloz elyaf imalatında kullanılması ile çevre kirliliği ölçütlerinde (daha az su gereksinimi, su kirliliğinde biyolojik oksijen ihtiyacı, hava kirlenmesine neden olabilecek maddelerde ve toplam enerji gereksiniminde) ciddi oranlarda azalma görülmektedir.

CelluBOR ısı yalıtım malzemesi kullanım alanları nerelerdir?

Isı yalıtım malzemeleri içerisinde CelluBOR Selüloz Yünü oldukça geniş bir kullanım alanına sahiptir. Doğal ve organik ısı yalıtım malzemesi olarak CelluBOR; dış cephelerde beton esaslı dış cepheler ve kompozit paneller altında, içten duvar ve alçıpanel arasında, sandviç duvarlar arasında, çıkma döşemelerde, çatılara alttan püskürtme ve kullanılmayan çatılarda, sanayi yapıları çatı ve duvarlarında, tonoz yapılarda, metal çatı ve cephelerde, soğuk hava depolarında, hayvan çiftliklerinde, gemi, vagon ve konteynırlarda ısı yalıtımında kullanılmaktadır.

CelluBOR uygulaması nasıl yapılır?

CelluBOR Bor katkılı selüloz yünü; firmamız tarafından CE Sertifikalı olarak üretilen CelluMAK püskürtme makinesi ile uygulanır. Uygulama üç farklı şekilde yapılabilir. Bunlar; kuru halde gevşek dolgulu serme-dökme (Loose-fill), nemlendirilmiş yapıştırıcılı püskürtme (Wet-spray) ve kapalı yüzeylere açılan bir delik ile pnömatik olarak kuru dolum şeklinde yapılır. Polietilen ambalajlarda standart halde preslenmiş olarak üretilen CelluBOR, CelluMAK makinesi haznesine boşaltılır, basınçlandırılır ve püskürtme elemanı ile uygulama yüksek verimde, uzman ekipler tarafından gerçekleştirilir. Uygulamanın başlıca avantajı pratik ve kolay oluşudur.

Selüloz yünü ne zamandan bu yana kullanılmaktadır?

Amerika’da 1919 yılında yapılmış üç farklı binada selülozik yalıtım malzemesi kullanıldığı bilinmektedir. Yaygın olarak kullanılmasına yine ilk defa ABD’de 1925 yılında başlanmıştır. Malzemelerin kullanıldığı binalarda nem hasarından şüphe duyulurken tam aksine; yapılan araştırmalarda, doğal geçirgenlik ve hava akımına direncin nemin oluşturabileceği hasarlara engel olduğu tespit edilmiştir. Modern endüstri bu malzemeyi yarım yüzyıldan fazla süredir üretmektedir. CIMA (Cellulose Insulation Manufacturers Association) organizasyonuna kayıtlı en kıdemli üye 1949 yılından bu yana aktiftir. Firmaların pek çoğu çeyrek asırdan bu yana üretimine devam etmektedir. Isı yalıtım malzemesi olarak selüloz yünü 1978’den bu yana İngiltere’de de yaygın olarak kullanılmaktadır.

Isı yalıtımı nedir?

Isı yalıtımı, termal temasta bulunan malzemeler arasındaki ısıyı transfer eden malzemenin yalıtım işlemidir. Isı yalıtımı ısı iletkenliği ile ölçülür. Isı yalıtımı için düşük ısı iletken değerine sahip ısı yalıtım malzemeleri kullanılması ile gerçekleşir. Isı iletkenliğinin yanı sıra, yoğunluk ve ısı kapasitesi de yalıtım malzemelerinin önemli özellikleridir. Yapı malzemeleri ve yapı bileşenlerini oluşturan tabakalar; kimyasal yapıları, yoğunluk, gözeneklilik, sıcaklık, nem gibi etkenlere bağlı olarak ısıyı farklı miktarlarda geçirirler.

Isı yalıtım malzemesi nedir?

Türk Standartları TS 825 ve Alman DIN normu 4108’e göre, Taşyünü, Camyünü, Mineral Yünü, Selüloz Yünü, Polietilen, Extrude Polistren, Expanded Polistren, Poliüretan, Cam Köpüğü, Fenol Köpüğü gibi ısı iletkenlik (λ) 0.060 W/m.K değerinin altında olan malzemelere “ısı yalıtım malzemesi” denir. Bu değerin üzerindeki malzemelere ise “yapı malzemesi” denir. Isı yalıtım malzemelerinin istenilen performansı karşılayabilmeleri için, boşluk oranı fazla, yoğunluğunun düşük, nem oranının az olması gerekir. Sadece ısı iletkenliği düşünülerek oluşturulan yapı elemanlarının istenilen sonucu vermediği görülmektedir. Isı yalıtımının yanında, rutubet akımı ve yoğuşma olayının önemi yalıtım malzemesinde başka nitelikleri aramayı gerekli kılmıştır. Malzemede buhar difüzyon direnç faktörünün büyük olması buhardan etkilenmeyi azaltmakta, sıcaklık değişimlerinden daha az etkilenmek ve ısıyı depo edebilmek için de yoğunluğunun büyük, ısınma ısısının da yüksek olması beklenmektedir. Tek bir malzemenin bu ve benzeri tüm gereksinimlere sahip olması mümkün görünmemektedir.

Yalıtımın çevre için önemi nedir?

Kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanımı, endüstriyel gelişme ve konforlu modern bir yaşamı da beraberinde getirmiştir. Ancak fosil yakıtların kullanılmasıyla açığa çıkan kimyasallar hava kirliliğine, asit yağmurlarına, küresel ısınmayla birlikte iklim değişikliklerine neden olmaktadır. Çevre kirliliğinin yüksek düzeylere ulaşması, flora, fauna, vahşi yaşam ve insan sağlığı için tehlikeli ve zaman zaman da tehdit eder duruma gelmiştir. Tarımda kullanılan toprak, içilen su, solunan hava ve ekosistem bunun için ağır bedel ödemektedir. Küresel ısınma tehdidi ve hava kirliliğini azaltmak; günümüzün en önemli konularının başında gelmektedir.

Isı ve sıcaklık tanımları nedir?

Isı, bir sistem ile sistemin çevresi arasında yalnız sıcaklık farkından dolayı akan bir enerji şeklidir. Sıcaklık ise herhangi bir noktadan ölçülebilen bir değer olup, sıcak veya soğuk hissini pozitif veya negatif bir büyüklük olarak belirler.

Isı yalıtımının çevreye etkileri nelerdir?

Isı yalıtım uygulaması, özellikle sert iklim koşullarına sahip bölgelerde, enerji verimliliği sağlamaya yönelik önemli bir katkı, pratik ve mantıklı adımdır. İklimlendirme, binalarda harcanan enerjinin büyük bir dilimini oluşturmaktadır. Günümüzde, modern bir evde iklimlendirme için harcanan enerji, toplam enerji kullanımının ortalama %50-70’ine karşılık gelmektedir. Bu oran daha sert iklim koşullarına sahip bölgelerde ve daha az verimli enerji korumalı binalarda daha yüksek olabilir.

Benzen ve formaldehit gibi yüzlerce bileşik, fosil yakıtların enerji santrallerinde yakılması, motorlu araçlardaki kullanımı, ısınma ve sanayi amaçlı kullanımı sonucu ortaya çıkan emisyonları, genellikle hidrokarbonlar (HC), azot oksitler (NOx) ve karbon monoksit (CO) olarak gruplandırılabilir. Hidrokarbon emisyonları, uçucu organik bileşik (VOCs) emisyonlarını oluşturan bileşenlerin büyük kısmını oluştururlar.

Dumanlı sis, genellikle yer seviyesindeki ozondan oluşur, ancak içinde CO’i, kurum gibi partikülleri, benzen, bütan ve HC’ları ve uçucu organik bileşenleri de barındırır. Yer seviyesindeki bu ozon tabakası, güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından yeryüzünü koruyan atmosfer seviyesindeki ozon tabakası ile karıştırılmamalıdır. Yer seviyesine yakın olan ozon tabakalanmasının oluşturduğu kirlilikten özellikle gelişme çağında olan çocuklar ile hasta-yaşlılar çok çabuk etkilenirler.

Fosil yakıtlar az miktarda olsa kükürt içeren farklı kimyasal maddelerin karışımıdır. İçerdikleri bu kükürdün oksijen ile tepkimeye girmesi sonucu oluşan SO2 hava kirliliğinin bir diğer etkenidir. 1970 yılındaki sınırlamaların içinde SO2 emisyonları da anılmış, enerji santrallerinde arıtma cihazları zorunluluğu getirilmiş, yüksek kükürt içerikli kömürlerin kükürt oranlarında azaltma çalışmalarına hız verilmesi kararlaştırılmış ve zorlayıcı tedbirler konmuştur.

Kükürt oksit ve azot oksit atmosferdeki gün ışığının fazla olması ile su buharı ve diğer kimyasallarla tepkimeye girmesi sonucu sülfürik asit ve nitrik asit oluşur. Asit yağmuru olarak adlandırılan bu olay sonucu toprakların, göl ve nehir sularının asit oranları yükselir ve canlılar için tehlikeli sınıra gelirler. Canlılar için yaşam koşullarını zorlaştıran bu asitli yağmurlar bina ve çeşitli sanat eserlerinin de yüzeysel bozulmalarına neden olmaktadır.