CelluBOR; yalıtımın doğal çözümü

Yılın Yatırım Ödülü CelluBOR Yalıtım'ın

İbadethanelerde Isı ve Ses Yalıtımının Önemi Ve İhtiyaç Sebepleri

CelluBOR

İbadethanelerde Isı ve Ses Yalıtımının Önemi Ve İhtiyaç Sebepleri

İbadethanelerde ısı ve ses yalıtımının önemi, gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. Kasım 2020’de tarihi Vaniköy Camii’nde çıkan yangın, gözleri ibadethanelere çevirdi. İtfaiye raporuna göre, yangına elektrik tesisatının yol açtığı tespit edildi. Kış aylarında ısınma problemi yaşayan ve elektrikli ısıtıcılara başvuran ibadethaneler, yangın tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Diğer yandan, artan gürültü kirliliği ve mekân içi akustik sorunları nedeniyle, kalp ve ruh işi olan ibadetler huşu içinde yapılamıyor.

İbadethanelerde Isı Yalıtımı İhtiyacı

İbadethanelerde ısı yalıtımı ihtiyacı, en çok kış aylarında hissediliyor. Çünkü:

  • İbadethane kapılarının yeterince yalıtımlı olmaması ve çok sık açılıp kapanması nedeniyle, soğuk hava içeriye doluyor.
  • Yüksek tavanlı, kubbeli ibadethanelerde ısınan hava; insanların temas edemeyeceği kadar yükseliyor.
  • Alanın geniş olması ısınmayı zorlaştırıyor.
  • Isınma giderlerinin karşılanmasında zorluklar yaşanıyor.

İbadethanelerin yüksek tavanlı ve kubbeli yapısı, yaz mevsiminde serinlik sağlarken; kışın çok soğuk olmasına neden olur. Soğuk nedeniyle katılım, kış aylarında oldukça düşüyor. Bu sorunu çözmek için başvurulan elektrikli ısıtıcılar, özellikle ahşap yoğunluklu malzeme kullanılan ibadethanelerde yangın tehdidi oluşturuyor. Halı altı ısıtma sistemleri kullanılsa dahi, ısınma giderlerinin fazla olması alternatif çözümler üretmeye sevkediyor. İmkânlar elverdiği ölçüde, ibadetler daha küçük alanda yapılmaya çalışılıyor. Tüm bu nedenler ve ibadet esnasında konsantrasyonun sağlanması için, ısı yalıtımı önemli ve gereklidir.

İbadethanelerde Ses Yalıtımı İhtiyacı ve Mimar Sinan Örneği

İbadethanelerde ses yalıtımına ihtiyaç duyulmasının başlıca sebepleri şunlardır:

  • İbadethaneler çok fonksiyonlu kullanım amacı taşır: Kürsü konuşmaları, özel gün ve gecelerde yapılan vaaz ve icra edilen musiki (ilahi) gibi. Her biri farklı bir akustik düzene ihtiyaç duyar.
  • İbadethanelerde yaygın olarak kullanılan kubbe, içbükey yapısı nedeniyle sesin birkaç kez yansımasına neden olur. Mekân içine gecikmeli gelen ses, yankı yapar.
  • İbadethanelerde kullanılan halı gibi ses yutuculuğu yüksek malzemeler, ses dalgalarını etkiler.
  • İç mekânı oluşturan bileşenlerin çok çeşitlilik arz etmesi, gürültü kirliliği ve akustik düzensizlikten korunmak için titiz hesaplamaları gerekli kılar. Örneğin, camilerde yer alan mihrap, minber, kürsü, mahfil gibi elemanların; nerede, ne şekilde, hangi malzemeler kullanılarak yapıldığı ses dalgalarının hareketlerini doğrudan etkiler. Camide minberin, kiliselerde kürsünün, sinagoglarda bimanın yerden birkaç basamak yukarda olması sesin cemaate iletilmesi açısından olumludur. Yüzeylerin parlak ve pürüzsüz olması ise sesin saçılmasını, farklı yönlere gitmesini engeller, sorun yaratır.
  • Tavanların yüksekliği ve yüzey bileşenleri, akustik düzeni etkiler.
  • Doluluk oranı ve oturum sıklığı sesin yutulmasıyla doğrudan ilişkilidir.
  • Kıble duvarı, yan duvar, arka ve ön duvarlarda kullanılan sıvanın niteliği ve kaplamada kullanılan çini, ahşap, mermer gibi bileşenler işitsel konforu etkiler.
  • Fayans, mermer gibi parlak yapılı malzemeler sesin havada uzun süre kalmasına neden olur. Sesin netliği ve anlaşılabilirliği azalır.
  • İnsanlar büyük bir ses yutucudur. İbadethanelerde doluluk oranının değişken olması, akustik için optimum değerlerin belirlenmesini gerekli kılar.

İbadethanelerde sesin tüm alana, net ve anlaşılır şekilde yayılabilmesi için ses yalıtımının yapılması önemlidir. Ses yalıtımı ve akustik düzenlemeyle, orta ve yüksek frekanslarda alçak yankı sürelerine ulaşılır. Musiki icra edilirken huşu duyulmasını sağlayan alçak frekansların, yankı süreleri uzatılır. İbadet alanı içinde sesin yüksekliği, uygun düzeylere ayarlanır. Farklı frekanslarda ses yutma kapasitesi, yakın değerlere getirilir. Homojen ses dağılımıyla, yankı ve ölü nokta sorunları giderilir. Arka plan gürültüsü minimize edilir.

Mimar Sinan, yukarıda saydığımız bütün parametreleri, 16. yy bilim ve teknolojisiyle gerçekleştiriyordu. O, sıvanın içine koyduğu keten ve samanla yüksek frekanslı seslerin yutulmasını sağladı. Kubbelerde kullandığı küplerle, yankı süresini azalttı. Seçtiği geometrik şekillerle ses dalgalarının hareketine yön verdi. Bugün 21. yy’da ise, keten ve saman konularak elde edilen gözenekli yüzey CelluBOR’un selüloz esaslı bor katkılı ses yalıtım malzemelerinde karşımıza çıkıyor. Yine küp yerine, CelluBOR’un A sınıf ses yutucu ürünleri var. Üzerinde alevin yürümediği bu malzemeler ısı, ses ve nem yalıtımını aynı anda sağlıyor. Yangını geciktiriyor. Yani 21. yy’ın Mimar Sinan’ı olmak isteyenlerin malzemesi, CelluBOR’dan.